Artık söz seçmenin . Bundan sonrasını seçmen belirleyecek. Sandıktan ne çıkarsa çıksın buna herkesin saygı göstermesi gerekir. Hayırlısı olsun.
İki aydır partiler kucaklarındaki taşları önümüze döktüler. Biz artık hür irademizle kararımızı verip oyumuzu kullanacağız. Oy kullanmak en demokratik haklardan biri. Mutlaka sandık başına gidip, tercihimizi yapalım. Yapalım ki bizim de ülke kaderinde payımız olsun. Demokratik hakkımızı kullanalım ki ülkemizi sevdiğimizi, kavgaya,anarşiye, darbelere gerek kalmadan yanlışları düzeltebileceğimizi ortaya koyalım.
Ben yaklaşık, 30 senedir oy kullanma yeterliliğine sahibim. Babamın bütün hayatı boyunca siyasetle iç içe olması dolayısıyla bir çok seçim kampanyasını yakınen takip etme imkanım oldu. Altmışbirinci Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin seçileceği bu seçim döneminde bana göre öne çıkan farklılıklar şunlardır:
Birincisi, yoğun bir reklam kampanyası yürütülmüş, bu kampanyalarda bizzat liderlerin kendileri rol almıştır. Her halde cumhuriyet tarihinin en masraflı afiş ve pankartlı seçim kampanyası bu olmuştur. Seçim sonrası muhtemelen bunların dökümü çarşaf çarşaf medyada yer alır. İkincisi, maalesef en seviyesiz ve ahlaksız ithamlarla liderler birbirine saldırmış, ortaya dökülmedik ahlaksızlık bırakılmamıştır. Belki de Türk siyaset tarihinde iz bırakacak olaylar yaşanmıştır. Seçim sonrası muhtemeldir ki bu olayların yankısı devam edecektir. Bir diğer olay bağımsız milletvekili sayısının fazlalığı ile tutuklu bulunan asker, sivil ve gazetecilerin aday gösterilmesi ve bunların propaganda malzemesi yapılmasıdır.
Belki de en önemlisi, ülkemizin güneydoğusunda daha etkili olan BDP’nin artık PKK ile özdeşleşen ve dillendirilen seçim propagandası olmuştur. Bu durum seçim sonrası Türkiye’nin yumuşak karnı olmaya devam edecektir.Seçimden kim galip çıkarsa çıksın sağduyulu bir şekilde bu problemi çözmek zorundadır.
Bence bugün Türkiye’nin en büyük problemi, güneydoğu sorunudur. Siz buna ister Kürt sorunu, ister bölücülük sorunu, isterseniz pkk sorunu deyin. Türkiye’nin geleceğini karartabilecek bu sorun muhakkak çözülmelidir. Bunun için her platformda, her kesimle oturulup, görüşülüp ortak paydalarda anlaşılmalıdır. Bu ortak payda ülkenin bölünmez bütünlüğü ve şehit kanıyla al rengini almış bayrağımız olmalıdır.
Ahlaki çöküntü Türkiye’yi bekleyen bir diğer problemdir. Bu problem bekli de önemsenmeyen ama ülkemizin geleceğini güve gibi içten içe çürüten bir büyük beladır. Muhakkak manevi tedbirlerle önü alınmalıdır.
Gelir dağılımındaki adaletsizlik ve işsizlik halkımızın şikayetçi olduğu ve çözüm bekleyen diğer büyük sıkıntılarıdır. İşte bunları çözmeye aday olanların seçimidir bu seçim.
Bir fıkra ile yazımızı bitirelim. ‘’Hoca Nasrettin ile karısı yorgun bir günün ardından yatmaya giderler. Gece geç vakit olmuştur. Hoca tam uykuya geçecek Hanımı ‘’Bey bey sağ tarafta sandığın üstündeki feneri ver de su dökmeye gideyim’’ der. Hoca uykusuzluğundan mıdır yoksa bu münasebetsiz sözden midir? Bilmem ama ona şu karşılığı verir:’’Hatun bu zifiri karanlıkta sağımı solumu nasıl bulayım’’.
Siz siz olun seçim kampanyalarının tozundan dumanından etkilenmeden vicdanınızın sesini dinleyip, memleket hayrına tercihinizi yapın.
Seçim sonuçlarının hepimize, gençlerimize, çocuklarımıza ve ülkemize hayırlı olması dileklerimle sevgiyle kalın….





